ALOE VERA

Aloe Barbadensis Miller. Telaffuzu güç bir kelime olmasına rağmen, hakkında bilgilenmeye değer!

Yaklaşık 400 tür aloe bitkisi vardır. Bunların tamamı dünyanın kurak bölgelerinde yetişen sulu bitkilerdir. Her birinin kendine özgü yararları olmasına karşın içlerinden bir tanesi, Aloe Barbadensis Miller, rahatlatıcı ve sakinleştirici etkilerinden dolayı, binlerce yıldır tanınır ve kullanılır.  

Bu bitki hakkındaki en eski kayıtlara, M.Ö.2200 yıllarından kalan 'Sümer Kil Tabletlerinde' rastlanmıştır. Mısır, Çin, Yunanistan, Roma, Hindistan ve Arabistan gibi tarihin sayfalarında yer alan eski medeniyetler, Aloe’nın yararlarını görmüş ve ona verdikleri değeri göstermişlerdir. Forever Living de, aynen tarihin içinde yer alan bu eski medeniyetler gibi rahatlatıcı, sakinleştirici ve besleyici özelliklerinden ötürü, Aloe’ye hak ettiği saygıyı göstermektedir.

Biz de, sağlık ve güzellik ürünlerimizi daha da geliştirip mükemmel konuma getirebilmek için bu en değerli ve seçkin Aloe Vera’ıa kullanıyoruz. Ürünlerimizin yapımında kullanılan Aloe’ların yetiştiği tüm ekim alanlarının bize ait olması nedeniyle, bütün ürünlerimizin saflığını ve gücünü garanti edebiliyoruz.


İlk kez Aloe Veralı ürünlerimiz Uluslararası Aloe Bilim Konseyi Onay Mühürüne layık görülmüş ve ödüllendirilmiştir. Aloe içeren ürünlerimizin tamamının üzerinde, bu onay mühürünü görebilirsiniz.




ANTİ-AGİNG SAĞLIK KI MODA MI ?

Nemi azaldığı için incelen ve çöken cilde genç görünüm kazandırmak zannedilse de; tıbbın bütün branşlarını ilgilendiren anti-aging’in gerçek açılımı: Sağlıklı yaşlanmak.

Kelime anlamıyla ‘anti-aging’, yani ‘yaşlanmayı durdurmak’ imkânsız. Son 10 yılda tıp literatürüne yerleşen kavram, en doğru ve kabul gören yaklaşımla ‘sağlıklı yaşlanma’ diye tanımlanıyor. Peki, sağlıklı yaşlanmak ne demek? Dünya ölçeğinde milyarlarca doların döndüğü kozmetik sektörü ve estetik uygulamalarla, ciltteki kırışık ve buruşukları yok ederek yaşlılığın izlerini silmek, anti-aging mi? Günümüzün moda ürünleri, mineral ve vitamin yüklü ‘doğal besin kapsüller’ini yutarak, direnci kırılan bağışıklık sistemi ne kadar canlandırılabilir? Bozulan hormon dengesi hangi ölçüde yeniden düzene sokulabilir? Dağılan metabolizmayı belirli yaştan sonra toparlamak mümkün mü?

Bu ürünler doktor kontrolü ve tavsiyesinde kullanılmadığında ortaya çıkacak yan ve olumsuz etkilerin sorumluluğu kimlere ait? Ürün fiyatları hangi kriterlere göre belirleniyor? İlacın bile sahtesi piyasaya sürülürken, doğal ürünlerdeki sahtecilik nasıl önlenecek? Ve son soru, acaba doğal ürünler hakikaten doğal mı?

Yaşlandıkça nemi azalarak incelen ve çöken cilde genç görünüm kazandırma amacına yoğunlaşmış ya da halk arasında ‘kemik erimesi’ denen ‘osteoporoz’ gibi hastalıkların yıkıcı sonuçlarını en aza indirmeyi hedeflemiş görünse de anti-aging bir yaşam biçimi aslında. Özellikle modern dünyanın her türlü teknolojik ve çevresel etkileriyle sarsılan bünyelerin çok erken yaşlarda tanışmaları ve hayata geçirmeleri gereken bir süreç bu.

ANTİ-AGİNG TIBBIN GENELİNİ İLGİLENDİRİYOR

Sağlıklı yaşlanmada insandaki bütün sistemleri hırpalayan stresle mücadele de son derece önemli. Sigaranın zararları konusunda toplum hemfikir. Kapalı yerlerde sigara içenler, her an birileri tarafından aşağılanmayı göze almak zorunda artık. ABD’deki ölümlerin yüzde 18,1’i sigara kaynaklı. Ancak kötü beslenme ve hareketsizliğin yüzde 16,6’lık ölüme sebebiyet verme oranıyla, hiç de sigaradan geri kalır bir yanı yok. Herkesin kolaylıkla gerçekleştirebileceği fizikî egzersizler ihmal edilmediğinde, kemiklerdeki güç korunuyor.

SAĞLIKLI YAŞAMAK İÇİN

1-SUYU SEVİNİZ. GÜNE İKİ BARDAK SU İÇEREK BAŞLAYIP, GÜN BOYUNCA 2-2,5 LİTRE SU TÜKETMEYE ÇALIŞINIZ.

2-HER SEBZE VE MEYVEYİ MEVSİMİNDE EN AZ İKİ DEFA TÜKETİNİZ. DOĞANIN TAMAMINI KULLANMIŞ SAYILIRSINIZ.

3-ÇOCUKLAR İÇİN SÜTÜ, BÜYÜKLER İÇİN DE ÖZELLİKLE YOĞURDU HER GÜN SOFRANIZDAN EKSİK ETMEYİNİZ. YAŞAMIN SIRLARINDAN BİRİ OLAN PROBİYOTİKLERİ BÜNYENİZE ALMIŞ OLURSUNUZ.

4-HASTA OLMASANIZ BİLE, ŞİFALI OTLARI/BİTKİLERİ KULLANARAK VÜCUT DİRENCİNİZİ (BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ) KUVVETLİ TUTUNUZ.

5-EVİNİZDE KURUTULMUŞ NANE, IHLAMUR, ADAÇAYI, KEKİK, KUŞBURNU, FESLEĞEN,KETEN TOHUMU, ZENCEFİL, ÇÖREKOTU, GÜNLÜK, YEŞİL ÇAY İLE SOĞAN VE SARIMSAĞI HER ZAMAN BULUNDURUNUZ. HER GÜN BUNLARDAN EN AZ BİRİNİ KULLANMAYA ÇALIŞINIZ. BUNLAR VÜCUDUNUZUN KORUYUCU ŞÖVALYELERİDİR.

6-SARIMSAK, SOĞAN, TERE, MAYDANOZ, NANE, DEREOTU, ROKA, FESLEĞEN TÜRÜ YEŞİLLİKLERİ FAZLA TÜKETİNİZ. BUNLAR VÜCUDUNUZUN YAKIN KORUMALARIDIR.

7-SALATANIZI MÜMKÜN OLDUĞU KADAR ÇOK ÇEŞİTTEN OLUŞTURUNUZ.

8-HAZIR ÇORBALAR YERİNE KENDİ YAPTIĞINIZ ÇORBALARI TERCİH EDİNİZ. GIDANIN EN DOĞALINI ELDE ETMİŞ OLURSUNUZ.

İdeal Kilonu Bul

Boyunuz Cm
Kilonuz Kg İdeal Kilonuz Kg
Yaşınız
Cinsiyetiniz Fark Kg